YAZILAR

BÜYÜLÜ ŞEHRİN ÇOCUKLARI

17 Kasım 2017 Cuma

BÜYÜLÜ ŞEHRİN ÇOCUKLARI
 

Yedi tepeli şehrin eşsiz boğaz manzarası, birbirinden farklı mimari ile yaratılmış muhteşem binaları, 'Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul' derken Yahya Kemal Beyatlı; acaba hangi efsunlu güzellikleri görmüştü? Acaba, Orhan Veli Kanık 'İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı' dizelerini yazarken hangi sesleri dinliyordu? Necip Fazıl Kısakürek 'içimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim' kelimeleri hangi duygular ile bir araya getirmişti?
 
Şimdi, bir an gözlerinizi kapatın ve yaşadığınız şehrin güzelliklerini düşünün. O şehir için yazılan şiirleri, filmleri, kitapları. Sokaklarını, tarihi binalarını, keyifle gezdiğiniz yerleri, evinizin balkonunu, bir kadeh içkinizi, çayınızı, sohbet kahvelerinizi yudumladığınız yerleri... Yüzünüzü gülümseten anıları, ne zamandır görmediğiniz bir dostunuzu düşünün...
 
GÜZELLİKLER KAYBOLDU
Beyoğlu'unda bir akşam vakti yürürken, birbirinden farklı sesleri, anlamadığım dilde yapılan konuşmaları, sokak çalgıcılarını, sökülen kaldırım taşlarını, atılmış çöpleri, yol çalışmalarını, iki kuruş için dilenen çocukları gördüğümde, aklımdan bunlar geçti bir an... Güzellikler kayboldu...
 
Bir köşe başında en fazla 3 yaşında, üstü başı yırtık bir bebek-çocuk yerlerde, diğer yanda 8 yaşında kız çocuğu üzerinde bir gece elbisesinden bozma dans elbisesi, bir yanda bir bebekli kadın. Yol boyunca on adımda küçük bir çocuk... Elinde satmaya çalıştıkları mendilleri alsan bir türlü, almasan bir türlü. Çocukların akşam saatinde orada ne işi var? Gece yolda ki çocuklar ve sesler değişti ama hiç azalmadı.
 
UYKUYA HASRET GÖZLER
Yürüdüğümüz yolda, inşaat makineleri, çukurlar, dağılmış Beyoğlu. En çok da memleketimin çocukları ve  mülteci çocukları sokaklarda dağılmış. Gecenin nerede, nasıl biteceği belli olmadan sokaklarda, yerlerde... O kirli yüzlerinde, sönmüş ışıkları ile uykuya hasret gözler...
 
Güzelliklere kapattığınız gözlerinizi; her an görebileceğiniz bu çocuklara açın. Düşünün... Büyülü şehirlerimizin sokaklarında; geceleri çocuklar kimbilir neler neler yaşıyorlar?
 
Çocuk işçiler, istismar hemen yanıbaşımızda...Nerede yaşarsak yaşayalım, sokaklarımızda... O büyülü şehirlerimizin içinde...Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalayan bir ülke olarak; çocuklar ne yazık ki tehlike altında. İstatistikler, raporlar çocuklara yönelik cinsel istismarın, erken yaşta evlendirmelerin ilk sıralarda yer aldığını söylüyor. Bütün dünyada son yıllarda çocuklara yönelik taciz ve şiddetin % 90 oranında arttığı gösteriyor. Tecavüzlerin ise sadece % 10'dan azı ortaya çıkıyor. Geri kalanı gizli kalıyor. Pedofili, Ensest, Çocuk yaşta evlendirilen kız çocukları, kurum içi cinsel istismarı, siber şiddet, akranlar arası şiddet ve diğer problemler izliyor.
 
ÜÇ KIZDAN BİRİ
UNICEF Raporlarına göre her yıl 18 yaşın altında 70.000 kız çocuğu hamile kalıyor. UNFPA (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu) verilene göre ise gelişmekte olan ülkelerde her gün 3 kızdan 1 tanesi 18'inden önce evlendiriliyor, TUİK verilerine göre Türkiye'deki tüm evlenmeler içindeki çocuk yaşta evlendirilen kız çocukları oranı yüzde 35'e, sayı olarak ise 200.000'lere ulaşıyor...
 
Büyülü şehirlerimizin sokaklarında; çocuklar; sıcak yataklarında uyumak, okumak, güvenli yaşamak, sağlıklı beslenmek haklarına sahip değil. En önemlisi çoğunun bu hakları ellerinden alınıyor ve mecbur bırakılıyor. Korku, endişe içinde, güvensiz, sağlıksız, eksik çok eksik yaşıyorlar.
 
GELECEĞİN UMUDU
Kim bilir hangi şehirde, kimbilir hangi şartlarda yaşıyoruz.Hangi güzelliklere günaydın diyor, incir çekirdeğini doldurmayacak sorunları büyütüyoruz. Ama yanıbaşımızda çocuklarımızın bir kısmı için hayat hiç ama hiç kolay değil. Kimbilir kaç tanesi sabah gözlerini açmıyor,  ruhunda, bedeninde geri dönüşü olmayan hasarlar meydana geliyor.  
 
Büyülü şehirlerimizin sokaklarında, yeniden yeniden yapılan kaldırım taşları arasında, yüreğim buz kesti bir kez daha... Kırılan, dökülen, oraya buraya atılan kaldırım taşları değil. Hayalleri ellerinden alınan, umutsuz, kimsesiz çocuklarımız. Bizim çocuklarımız,  yaşadığımız bu dünyanın geleceği, umudu çocuklarımız...
 
Kalbim üşüdü, akşam sokakta yürürken. Bir kez daha çok ama çok üşüdüm. Şairlerin dizeleri aklımdan gelip geçerken, kulaklarımda o çaresiz çığlıklar yankılandı... Bütün dizeler silindi. Bir kez daha gözlerim açıldı. Şimdi siz de açın gözlerinizi ve dinleyin. Duymaya, harekete geçmeye hazır mısınız?
 
Bizim çocuklarımız, bu memleketin çocukları, bu dünyanın çocukları bir olup, bir kez daha sessizce 'İMDAT' diyor...

Oya Demir / Hayat İşte
oya@gelecegipaylas.com

YENİASIR / 17 Kasım 2017

https://www.yeniasir.com.tr/sarmasik/yazarlar/oya-demir/2017/11/17/buyulu-sehrin-cocuklari