YAZILAR

EĞİTİMDE GELECEK KONFERANSI

18 Kasım 2017 Cumartesi

Eğitim kavramları ve iş dünyası kavramlarının iç içe geçtiği “Eğitimde Gelecek Konferansı”nda  eğitimciler buluştu. Eğitim sisteminin öğrenmeyi öğrenerek evrilmesini hedefleyen konferansa Türkiye’nin farklı illerden 1250 eğitimci katıldı. Gelecek ile ilgili yeni kavramların paylaşıldığı konferansta katılımcılar, farklı bilgilerle konferanstan ayrıldı.

“Fütürist Öğretmen olur mu?

Konferansın genelinde kullanılan bazı anahtar sözcükler vardı. İlk kavram fütürizm kavramı. Fütürizm, “iş ve yaşam için olumlu gelecek tasarımını” anlatırken, fütürist bu bakış açısını benimseyen kişileri tanımlıyor. Emre Fırat’ın sunumunda Fütürist Öğretmen tanımına yer verdi. En önemli fütüristlerin öğretmenler olması gerektiğini, çünkü geleceğe insan yetiştirdiğini ve öğretmenlerin bu öngörülere sahip olması gerektiğini açıkladı.

Konferansın açılış panelinde yer alan Fütürist Ufuk Tarhan, T insan modelinin gelecekte geçerliliği olacağını paylaşıyor.  T insan, bir şeyin her şeyini; (dikey öğrenme), her şeyin de bir şeyini; (yatay öğrenme) bilmeyi ifade ediyor. 

Herry Ford’un dünyasından Tesla’nın dünyasına doğru geçiyoruz. Teknolojik gelişmeleri bize alıştırmaya çalışan, filmler, çeşitli yayınlar ve haberlerde izlediğimiz bir geleceğe hazır mıyız? Katılımcılara gelen “gelecek öngörüleri” konusundaki sorularda, en güzel paylaşım liseli gençlerden geldi. Bir lise öğrencisi, gelecekle ilgili hayalinde öğrenmek istediği bir konu veya kitabın hapının ya da çipinin olmasını ve böylece hemen öğrenebilmeyi hayal ettiğini ifade etti. 

Eğitimin geleceğinde öngörülere yönelik, içerik ve uygulamalarda nelerin değişmesi gerekiyor?

Microsoft Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç, geleceğin bireylerinde olması gereken özellikleri dört başlıkta topladı. İlki, matematik ve istatistik yetenekleri ile veri işleme, ikincisi disiplinlerarası ve takım çalışmaları, üçüncüsü, empati ve eleştirel bakış açısı, en son olarak ise, etik değerleri bulunan, doğru ve yanlışı ayırabilen bireylerin; geleceğin bireyi olacağını belirtti. Diğer gelecek öngörüleri içerisinde, miyopluk ve fizyolojik duruş bozuklukları, nesnelerin interneti, robot hukuku, akıllı sistemler, disiplinlerarasılık, resmi bir dil olarak kodlama vb. başlıklar yer aldı.

Geçmiş deneyimlerimizle ortaya çıkardığımız, gelecek öngörülerimiz her geçen gün değişiyor. Geleceği tasarlayabilmek için daha çok okumak ve dinlemek gerekiyor. Geleceğin bireylerini yetiştirecek kurumlarda başlayan çeşitli farkındalık dersleri ise ümidimizi arttırıyor. Robotlar dünyamızı işgal edecek endişesini taşırken, sanırım en önemli gelişim alanı “duygusal zeka” olacak… Bir sonraki yazıda yine geleceğin eğitiminden bahsetmek üzere…