YAZILAR

İŞVERENİN MARKA YOLCULUĞU

05 Ocak 2018 Cuma

İŞVERENİN ‘MARKA’ YOLCULUĞU

Yetenek, başarı, değişim... Değişen iş yapma biçimlerinin karşısında değişen çalışanlar. Bir yanda şirket markası diğer yanda artık çok konuşulan, uygulanan, uygulanmaya çalışılan İşveren Markası...

Çalışanları anlamak, çalışan yaşam döngüsü, çalışan bağlılığını arttırmak, yetenekleri işe çekmek, elinde tutmak, talep edilen şirket olmak. Şirket içi çalışmalardan, kariyer günlerine, sosyal medya hesaplarına, yeni stratejilere kadar uzanan bir yol hikayesi... 

İşveren markası kavramı; 1990’lı yılların başında ABD’de literatüre girdi. Teknolojinin hızlı değişimi ve iletişim kaynaklarının artması ile ise son yıllarda oldukça fazla konuşuluyor...İlk ortaya çıktığı günlerde Simon Barrow tarafından  “işveren tarafından sunulan fonksiyonel, ekonomik ve psikolojik yararlar paketi olarak” tanımlanan kavram her geçen gün işverenin hayatını daha fazla etkiliyor. 

Artık yeteneklere ulaşmak, elinde tutmak çok daha zor. Sadece ekonomik olarak verilen paketler çalışan adayları için yeterli değil. Çalışan veya çalışan adayı çok daha fazlasını istiyor, bekliyor. Araştırmalar işe yeni başlayanların kişisel ve mesleki gelişimleri için hangi eğitimlerin verileceğini, kariyer planlaması için nasıl bir yol haritası izleneceğini öğrenmek istiyor. Somut paketler bekliyor. Aday başvuru sürecinden, işe başladığı ilk güne kadar geçen süreci, çalıştığı ortamı, iletişim çalışmalarını artık çok daha fazla önemsiyor. 

İşverenler talep edilen şirketler listesinde yer alabilmek adına yeni ve farklı uygulamalar geliştirmek zorunda. Marka olmak, artık bir ürün veya hizmet kadar iş alım süreçleri, çalışma şartları ve şirket kültürü ile birlikte tanımlanıyor. Bir şirketi rakiplerinden ayıran en önemli özellikler artık sadece kalite, ürün kişiliği, müşteri ile kurulan ilişki değil. Müşteri sadece o ürünü veya hizmeti alan, talep eden değil... Artık, şirketlerin yeni fark ettikleri bir müşteri / hedef kitlesi var. İç müşterileri yani çalışanları... 

Yeni ve hızlı değişen dünyada var olmak, marka olmak, verimliliği arttırmak, sürdürülebilir bir başarı elde etmek sadece pazarlama, üretim stratejilerine, ürün geliştirme çalışmalarına, finansal güvenilirliğe bağlı değil. Artık; bunları ne kadar başarılı yaparsanız yapın, tam olarak bir marka olmak için; aynı zamanda çalışanlar tarafından talep edilen, çalışan bağlılığının yüksek olduğu aranan bir şirket olmalısınız...

En önemlisi artık; iletişim odaklı insan kaynakları stratejileri oluşturmak bunu iç ve dış müşterilerinize doğru anlatmak ve göstermek hepsinden önemlisi ‘birlikte değer yaratmak’ süreçlerini başlatmak zorundasınız.      

Hızla değişen dünyada geldiğimiz noktada; başarı ve müşteriye dokunabilme yolculuğunun iç müşteriden geçtiğini artık hiç birimiz yok sayamayız... Mavi yakalıdan beyaz yakalıya kadar bütün çalışanlar ve çalışan adayları artık çok daha fazlasını istiyor ve bekliyor. Bu ince noktanın çok önceden farkına varan işverenler çalışmaya başladı. 

Peki ya farkında olmayanlar? Çok yakın bir gelecekte nitelikli, kaliteli, yetenekli çalışan bulmakta ve tutundurmakta çok daha fazla zorluk çekeceğinizin farkında mısınız? Sosyal ve ekonomik paketlerin yanında, mutluluk paketleri hazırlamanın ve sunmanın önemini fark etmeden geçirdiğiniz her gün gelecekte var olacağınız günden çalmakta... Farkında mısınız?  


Oya DEMİR / Hayat İşte! / oya@gelecegipaylas.com

YENİASIR / 05 Ocak 2018 

https://www.yeniasir.com.tr/sarmasik/yazarlar/oya-demir/2018/01/05/isverenin-marka-yolculugu